Hakan Öge
Hakan Öge
Ben kimim?
Önceki maceralar
Fotoğraflar
Projeler
Ziyaretçi Defteri
Bana ulaşın
Linkler
  Mesaj sayısı: 4888

Visitors' Comment
Hakan'ın Kamerasından
ATLAS LOGO
Liste
Tarih : 15.8.2009 Yer : Capri, İtalya
Koordinat : K 40˚ 32,670’ D 014˚ 14,154’

Sabahın ilk ışıklarıyla Ponza'yı terk ederek yola koyulduk. Başlangıçta tamamen rüzgârsız bir ortamda, sadece motorla seyir yaptık. Havanın biraz ısınmasıyla birlikte rüzgâr yavaş yavaş canlanmaya başladı ve hemen yelkenleri bastık. Bu teknede yelkenleri ilk açışımızdı. Kafadan 15 mille esen rüzgâra karşı sıkı bir orsayla gitmeye başladık. İyice yatmış olan tekne o kadar iyi performans gösteriyordu ki, tek kelimeyle hayran oldum. Hiç problemsiz biçimde motorla yaptığımız sürati yakaladık. Bu keyifli yelken seyri maalesef uzun sürmedi. Rüzgâr bir anda adeta buharlaşıp yok oldu, biz de tekrar motora yol vermek zorunda kaldık.

Capri'ye vardığımızda saat 16:00'yı gösteriyordu. İlk önce, hiç vakit kaybetmeden teknenin boşalan depolarını doldurmak için bir yakıt istasyonu aramaya başladık. Yakıt istasyonu adanın yegâne mendireğinin içindeydi, ama ortalıkta o kadar çok tekne vardı ve tekne sayısına göre liman o kadar küçüktü ki, sıra bize gelene kadar epey cambazlık yapmamız gerekti. Bir ara boş bir yere bağlanıp beklemeye çalıştıysak da oradan da hemen kovulduk. Neyse, sonunda sıra bize geldi de depoları doldurmayı başardık. Bu kalabalık limanda kalmak imkânsızdı. O yüzden adanın arkalarında demirlemeye uygun bir yerler bulmak amacıyla limandan terk ettik.

Adanın arkasına döner dönmez muazzam bir coğrafya karşıladı bizi. Ada denizden bir bütün halinde çıkan tek bir kaya bloğu. Deniz yüzeyinden 150-200 metrelik kaya duvarları şeklinde yükselerek çıkıyor. O blokların üzerinde de birbirinden lüks ve gösterişli, muazzam villalar bulunuyor.

Bu inanılmaz coğrafya karşısında, ağzımız bir karış açık uygun bir demir yeri aramaya başladık. Adanın her tarafı dimdik yükseldiğinden her yer demir atılamayacak kadar derindi. Sonunda "Marina Piccola" adlı son derece şirin bir köyün önünde 15 metre derinlik bulduk ve demiri atabildik.

Botla karaya çıktığımızda saat 19:00'u bulmuştu. Ufak bir araştırmayla Capri'nin merkezine giden minibüslerden birine yerleşmiştik. Bir arabanın zor sığdığı daracık bir yoldan kıvrıla kıvrıla yükselerek adanın tepelerine kurulmuş Capri'ye ulaştık.

Minibüsten dışarı adımımı atar atmaz yüzlerce yıldır hiç bozulmadan kalmış binaları, daracık sokakları, sıcakkanlı İtalyanlar'ın ateşli konuşmalarıyla bu sıra dışı kentin büyüsüne kapıldım. İtalya'nın ve dünyanın jet sosyetesinin göz bebeklerinden biri olan Capri'de birçok ünlünün malikanesi bulunuyor. Bu yüzden daracık sokaklarda, adım başı dünyanın önde gelen markalarını görüyorsunuz. Bu muazzam yerin beni tek rahatsız eden tarafı da bu oldu diyebilirim. Bu kadar küçük bir yerde o kadar abartılı bir zenginlik var ki, dozu biraz kaçmış gibi geldi bana.

Güzel bir pizza ziyafetinin ardından tekneye geri dönmek için, bu sefer yürümeye karar verdik. Tarif üzerine girdiğimiz yolda bir başka sürpriz bizi bekliyordu. Denizden yükselen kaya bloğunun yüzeyine oyularak yapılmış bir yoldaydık. Yol kıvrla kıvrıla aşağı iniyordu ve altımızda uzanan denizin görüntüsü nefes kesiciydi.

Tekneye ulaştığımızda bu adanın niye bu kadar ünlü olduğunu artık anlamıştım. Diyebilirim ki, bu minik ada hem coğrafya, hem insan yerleşimi olarak benim hayatımda gördüğüm en özgün yerlerden biri.

Bize Yazın Değerlendir E-posta olarak gönder


© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.