|
Rüzgârın neredeyse hiç esmediği, denizin çarşaf gibi olduğu çok rahat bir gece seyri yaptık. Sabah saat 10:00 gibi Khor Shinab'a ulaşarak demir attık. Böylelikle bir gecede 100 millik bir sıçrama yaparak Kızıldeniz’in aşağı yukarı yarısını dümen suyumuzda bırakmış olduk. Burası Kızıldeniz’in en methedilen demir yerlerinden biri. Gerçekten de hayatımda görmediğim bir coğrafyanın ortasındayız. Deniz karayı adeta yararak 2 mil kadar içeri girmiş. Dolayısıyla çok korunaklı bir koy burası. Koyun etrafı tam olarak çölle kaplı. Etrafta kum ve çıplak tepelerden başka bir şey yok. Fakat bu bakir topraklar insana aydaymış hissi veriyor. Su anda fırtına şiddetinde güney rüzgârı esiyor. Beraberinde çok sıcak ve kuru hava getirdi. Kabinin içindeki termometre 38 dereceye dayandı. Neyse ki hava çok kuru, fazla bunalmıyoruz. Aslında güney rüzgârı buralar için bir nimet. Burada hiç durmadan tekrar yola çıkmayı düşündüm. Fakat şartlar çok acayip. Bu kadar sert güney rüzgârı, çok kuru hava ve çok düşük barometre hayra alamet değil. Yolda, akşam vakti beter bir havaya rastlayıp bir yere kaçamayız diye yola çıkmaktan vazgeçtim. Rüzgâr biraz dinince karaya çıkıp bu sıra dışı coğrafyanın tadını çıkaracağım. |














