|
İstanbul'a geleli 3 gün oldu henüz. Fakat sanki 3 haftadır buradaymışız gibi. Gelir gelmez tüm hızıyla hayat bizi içine aldı. Yeni bir hayata başlamak için gereken ön hazırlıkları yapıyoruz harıl harıl. İlk gece teknede kalmıştık, fakat 2 gündür anne ve babamın evlerinde kalıyoruz. Sonuçta artık karaya alışmak gerektiğinden mecburen yavaş yavaş eve taşınıyoruz. Bugün tekneye gelip biraz boşaltalım dedik. O küçücük Mardek'in içine dünyayı sığdırmışız meğerse. Boşalt boşalt bitmiyor. Bir arabayı ağzına kadar doldurduk, hala tekneden bir şey almamışız gibi duruyor. Tekneyi tamamen boşaltmamız biraz zaman alacak gibi görünüyor. İzleyenlerimiz için bir duyuru yapmak istiyorum. Siteyi bundan böyle sürekli olarak aktif tutma kararı aldık. Ben uzun süre karada kalamayacağımdan tekrar yollara düşeceğim elbette. Fakat bunu Mardek ile değil, bunca yılın, bunca milin tecrübesiyle inşa edeceğim daha büyük, çelik bir tekneyle yapacağım. Teknenin yapım aşamalarını, çekeceğim çileleri buradan sizlerle paylaşacağım. Böylelikle bir tekne inşasının tüm ayrıntılarını izlemiş, bilmiş olacaksınız. Fakat ondan önce bitirmemiz gereken bir iş var: tecrübelerimizi kitap(lar) haline getirmek. Sanıyorum bu birkaç ayımızı alacak. Bunu da Belçika'ya giderek yapacağız. Böylelikle hem biraz Belçika'da vakit geçirmiş oluruz, Sophie'nin gönlü olur, hem de sürekli yağmur yağan, havası kapalı bir yer olan Belçika'da eve kapanıp hızlı şekilde kitabı yazmış oluruz. Ben de bu arada boş durmam, Belçika ve Avrupa izlenimlerimi buraya taşırım. İstanbul'da bizi karşılamaya gelen tüm dostlara tekrar çok teşekkürler. |














